Türkiye’de uzun süredir tartışılan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla da gündeme gelen “umut hakkı”, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumlar için önemli bir kapı açıyor. Umut hakkı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin, belirli bir süre cezaevinde kaldıktan sonra cezalarının gözden geçirilmesini ve topluma yeniden kazandırılma ihtimallerinin değerlendirilmesini sağlayan temel bir insan hakkıdır. Bu haktan yararlanabilmek için hükümlünün cezaevinde 30 yılını tamamlamış ve 75 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yakın tarihli kararı, bu hakkın Türkiye hukuk sistemindeki yerini güçlendirmiştir. AYM, infaz yasasında yer alan bazı maddeleri iptal ederek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa’nın ruhuna uygun yeni bir düzenlemenin önünü açmıştır. Bu karar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının “umutsuzluk” yaratmamasını, aksine rehabilitasyon ve topluma yeniden entegrasyon şansı tanımasını hedeflemektedir.
Umut Hakkı Nedir?
Umut hakkı, adından da anlaşılacağı üzere, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan bireylerin, hayatlarının geri kalanını tamamen cezaevinde geçirme zorunluluğu olmaksızın, bir gün özgürlüklerine kavuşma umudunu korumasını ifade eder. Bu hak, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmeleri ve özellikle AİHS’nin 3. maddesinde yer alan “işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı” kapsamında değerlendirilir. Zira, tahliye imkanı bulunmayan, mutlak bir ömür boyu hapis cezası, insanlık dışı muamele olarak yorumlanabilmektedir.
AYM, 28 Haziran 2023 tarihli ve 2022/107 esas numaralı kararında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un bazı maddelerini iptal etmiştir. Bu iptal kararı, 27 Eylül 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İptal edilen maddeler, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilenlerin koşullu salıverilme imkanından yararlanmasını engelleyen hükümleri içeriyordu. AYM, bu durumun kişilere “belirsizlik ve umutsuzluk” yüklediğini ve devlete bireyin topluma yeniden kazandırılması yükümlülüğünü ortadan kaldırdığını belirtmiştir.
Umut Hakkından Yararlanma Koşulları
Umut hakkından faydalanmak isteyen ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumlarının belirli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartlar, hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirdiği süre ve yaşına göre belirlenmiştir:
- Cezanın İnfaz Süresi: Hükümlünün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının en az 30 yılını infaz kurumunda kesintisiz olarak geçirmesi zorunludur.
- Yaş Şartı: Hükümlünün bu 30 yıllık sürenin sonunda 75 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir.
Bu koşullar yerine getirildikten sonra, hükümlünün durumu ilgili mercilerce değerlendirmeye alınır. Değerlendirme sürecinde, hükümlünün topluma yeniden kazandırılmaya uygun olup olmadığı, tehlikelilik durumu ve infaz süresince gösterdiği davranışlar göz önünde bulundurulur. Amaç, cezaların sadece bir intikam aracı olmaktan çıkarılarak, bireylerin rehabilite edilmesi ve topluma sağlıklı bir şekilde geri dönmelerine olanak tanımasıdır.
AYM Kararının Önemi
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, Türk hukuk sisteminde insan hakları standartlarını yükseltme ve AİHM içtihadına uyumu sağlama açısından büyük bir önem taşımaktadır. Daha önce AİHM, Türkiye’ye karşı açılan davalarda, özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının koşullu salıverilme imkanı olmaksızın uygulanmasını “insanlık dışı” bularak ihlal kararları vermişti. AYM’nin bu kararı, gelecekteki benzer ihlallerin önüne geçmeyi ve Türkiye’nin uluslararası hukuk normlarına bağlılığını pekiştirmeyi hedeflemektedir.
Umut hakkı, ceza hukukunda modern infaz anlayışının bir yansımasıdır. Toplumun güvenliğini sağlamakla birlikte, bireyin onurunu korumayı ve ona bir ikinci şans vermeyi amaçlar. Bu hak sayesinde, cezaevlerindeki yaşam koşullarının iyileşmesi ve rehabilitasyon programlarının daha etkin uygulanması gibi konularda da yeni adımların atılması beklenmektedir.
Umut hakkı nedir? Kimler umut hakkından yararlanabilir?
Umut hakkı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlülerin, cezalarının belirli bir bölümünü tamamladıktan sonra tahliye edilme ihtimalinin değerlendirilmesini sağlayan temel bir insan hakkıdır. Bu haktan, cezaevinde 30 yılını tamamlayan ve 75 yaşını dolduran ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri yararlanabilir.
